30 Haziran 2009 Salı

"başlarım" seviyesi

hani babaların şarap çanakları?!

et je suis sans arme

üzerine raid sıkılmış hamam böceği gibi debelenirsin sabahlara karşı, yine de görünür ertesi gün…

28 Haziran 2009 Pazar

serkeşçeler

bi ada, biraz deniz ...
bi dilim beyaz peynir, biraz rakı ...

illusion (a distortion of the senses)

gözler kan çanağı,
burun sızlamakta…

gözler tek bir noktada kilitli,
burun ıslanmakta…

dudaklarda diş,
şakaklarda tırnak izleri…

iki el arasında düşünceler…

dudaklar morarmakta,
gözler kapanmakta…

27 Haziran 2009 Cumartesi

gerçek bir avuntu (mu?)

filmlerde, romanlarda, bi üst sokakta, yan odada, vapurun arkasında, her yerde ne zaman işler ters gitmeye başlıyo, işte o zaman buralarda hikayeler yazılıo. kötü bi karakter giriyo sahneye mesela ya da bi kaza bi patırtı şöyle bi atraksiyon ortaya.. haah geliyo hikaye.. evet evet böyle işliyor bu hadise. zaten her şey düzgün gidemezdi (di mi), gitseydi kimsenin hikayesi olmazdı (di mi), ama herkesin var (di mi?)

gözde hatuna: doggy bag?!

salt maddesel bir tüketimden fazlası aslında bu. ah ney(miş)di o günler serzenişi de değil. insanın içgüdüsü/dürtüsü tüketmek. ve işte bu paket turla gezilen şehirler gibi ikili hadiseler de. “eskiden paket tur mu vardı” dan çıkınca yola... bi informasyondan gidip göze hoş bi harita edinip, üzerinde işaretli, görece görmeye değer yerlere gidip görüp eyvallahlaşmak o şehirle mesela. iki gün kalıp gittim gördüm demek. evet aynen öyle! birileri birilerinin hayatlarına paket turda sanki! kime doğru bir seyahatse bi canlı informasyon kaynağı edinilir, görülmesi gereken nereler varsa tespit edilir, bilfiil hepsine gidilir, tecrübe edilir.. sonra asla tam açılmamış ve içi birincil ihtiyaçlarla dolu bavul toplanır. en alacalı bulacalı yerler görülmüştür. halbuki bi şehri anlamak için farklı mevsimlerindeki günlerin herhangi zamanlarını kalabalıklarda ve tenhalıklarda yaşamalı. adamlar var, kadınlar… seyahatteler sırtlarında çantalar. hediyelik eşya topluyorlar, bi sonraki şehirde bırakmak üzere.
gidip başkaca şehirler, başkaca hayatlar görmeli evet.. evet te…
ya da mesela şöyle:

-kalanı paket yapar mısınız lütfen?

-paket servisimiz yok maalesef?!

26 Haziran 2009 Cuma

böyle birşeydi

dinden imandan çıkarır ya adamı…
dinsizi, secdeye getirir ya!
bütün günahları peşi sıra ettirir,
bütün tespihleri peşi sıra çektirir ya!

25 Haziran 2009 Perşembe

"def-i hacet"

- sekiyor kafama vuran her şey.
- çık ordan, çık ordan, çık or-dan!!
- (koca bi es)
- tık tık tık ?!
- doluuuu

24 Haziran 2009 Çarşamba

bu da böyle olsun

ve bir gel git dalgası sahanlığının sığ sularına girer. ilerleme hızın yavaşlar. henüz beyinciğinin tam verimle çalışmadığı zamanlara döner içindeki veled. koşuşturursun..

22 Haziran 2009 Pazartesi

n.ş.a

kimya alabildiğine kişiliksiz halbuki! N.Ş.A dedim ben baştan diyor, her ucu baştan bağlıyor.

XX +XY -->X3Y ve fakat N.Ş.A!!! peki ya biraz etanol mesela?!