28 Eylül 2009 Pazartesi

net

um-ur-sa-mı-yor-um, net!
aklın hükmettiğinden kalan;
at üstünden
dışında kalsın

21 Eylül 2009 Pazartesi

| ... |

devrik cümlelerin kasıtsız kopuk uçlarında

17 Eylül 2009 Perşembe

wanted

güzeldi hikayesi;
geniş zamanların azılı katili..

12 Eylül 2009 Cumartesi

peçete reçeteleri III | bu yol, o yol |

saat o saatken hala ve ısrarla dönmen gereken bir yer mevcutsa,
her zamankinden farklı ve uzun yoldan döneceksin.

7 Eylül 2009 Pazartesi

bakaliaros

hep olur olmaz zamanlarda gelir ya bu hikaye anlatayım;

bildiğimiz mezgidin hikayesi aslında. mezgidin kelime anlamı bi’ çeşit balık diye geçiyorsa da değil o öyle. sudan çıkmış balık gibi diye bi’ benzetme vardır hani hah hikaye oraya gidiyor işte.

misinaya ya da oltaya ama bana kalırsa misinaya tek tek vursunlar hep, işte vurunca balıklar öyle tık tık tık çekilip çıkınca sudan sonra bi’ çırpınmadır gider, dönmek için geri ta ki ölene kadar.

fakat bizim mezgit yani rumca “bakaliaros” ki “ihtiyar” anlamındadır hiç oralı olmaz derler ya olmuyor hakikaten. mezgidin kuyruğu denizden çıktı mı mezgit gitmiştir. mezgit hiç çırpınmaz öyle tatlı sularda. ondandır ki ihtiyar yani bakaliaros adı aslında.

başka bi hikayesi olsun diye değil ama ihtiyarlığından değil çırpınmayışı gibi gelir hep.. hiç afallamamasını seviyorum ben onun, eyvallahsızlığını hem sonra.. bi küçük açarsınız yanıma öyle gideriz efendiler halini.. efeliğini.. hiç vermiyorum ya ihtiyarlığına.. öylece seviyorum..

5 Eylül 2009 Cumartesi

2 Eylül 2009 Çarşamba

le monde va de lui meme

bırakalım bakalım

...

huzurlu uyumak var (yaklaşık iki bira)
şuursuz uyumak
bi de uyuyamamak